Başlangıçta hiçbir şey yoktu. Ne dünya, ne yıldızlar, ne galaksiler, ne madde ne de enerji, hatta boşluk bile yoktu. Büyük patlama uzay boşluğunda gerçekleşmedi. Çünkü uzayın kendisi de yoktu. Zaman geçmiyordu çünkü zaman diye bir şey de yoktu. İşte bu hiçlikten bir atomdan bile daha küçük bir ateş topu çıktı. Güneşin çekirdeğinden trilyonlarca kat daha sıcak. Evren, dünyamız, bitkiler, hayvanlar ve bizi oluşturacak su bile atom çekirdeğinden daha küçük bir noktadan çıktı. Zaman başladı.

Büyük patlamadan sonra gerçekleşen olaylar o kadar küçük bir zaman diliminde gerçekleşti ki olanları hem analiz etmek hem de anlamlandırabilmek için bilim insanları “Planck Zamanı” denilen yeni bir zaman birimi icat etti. Bu zaman birimi o kadar küçük ki hayal etmemiz dahi imkansız. 1 Planck Zamanı 10 üzeri -43 saniye demek. Ondalık sayı düzeninde düşündüğümüzde 42 tane sıfır ve ardından gelen 1 rakamı. Düşünebiliyor musunuz? Bütün evrenin geleceği, şifresi, görüntüsü bu kadar küçük bir zaman diliminde oluştu. Ve sonraki 13.8 milyar yılı belirledi.

Doğanın dört temel kuvveti

Büyük patlamayla ortaya çıkan bu ateş topundan doğanın 4 temel kuvveti oluştu. Bunlar: Kütle çekim Kuvveti, Elektromanyetik Kuvvet, Zayıf Nükleer Kuvvetler ve Şiddetli Nükleer Kuvvetlerdi. Ve bu kuvvetler olmasaydı evren özelliksiz bir radyasyon bulutundan ibaret olurdu.

Bu 4 temel kuvvet hala işliyor. Yerçekimi gezegenleri yörüngesinde tutuyor. Nükleer kuvvetler yıldızları parıldatıyor. Ve evrenimize yağan ışığı, elektromanyetik radyasyonu yaratıyor.

Evren her biri 200 milyar yıldız barındıran, 2 trilyonun üzerinde galaksinin zarif birlikteliğinden oluşur. Ve dünyamız şu anda üzerinde canlı yaşamının olduğunu bildiğimiz tek gezegen. Ancak evrende bulunan diğer gezegenlerin sayısını tahmin bile edemiyoruz.

Evrenin genişlediğinin keşfi

Bir uçağın size yaklaştığını ya da uzaklaştığını o uçağın çıkardığı ses dalgalarının boyundan anlarsınız. Bilim adamları evrenin genişlediğini ilk keşfettiğinde aynı uçaktaki ses dalgaları gibi uzaktaki galaksilerin gönderdiği ışığın dalga boylarına bakarak anladılar. Bir nesne bize doğru yaklaşırken mavileşiyor ve uzaklaşırken kırmızılaşıyordu. Gökbilimciler bir nesnenin kırmızı görünme derecesini gözlemleyerek uzaklık konusunda bilgi sahibi oluyorlardı.

Büyük patlama teorisi bilim adamlarınca genel olarak kabul görmüş bir teoridir. Bu kavram daha 100 yıldan kısa bir süre önce ortaya çıktı. Eskiden evrenin sonsuz olduğu, ezelden beri var olduğu sanılıyordu. Ama bugünkü gözlemler gösteriyor ki tüm galaksiler saatte yaklaşık 1,6 milyon kilometre hızla yol alıyor. Galaksiler birbirlerinden uzaklaşıyorlarsa demek ki eskiden hepsi bir aradaydı. Evren belirli bir noktadan dışarıya doğru genişliyor. Bu evrenin bir başlangıcı olduğuna dair ilk kanıt.

Bell laboratuvarlarında bulunan Horn Antenna isimli radyo teleskobu (New Jersey, ABD)

İkinci kanıt ise 1960’larda keşfedildi. New Jersey’de bulunan Bell Laboratuvarlarında, bilim insanları diğer uydularla haberleşebilmek için dev bir anten inşa etmişti. Bu anten ses dalgalarını elektriğe daha sonra da mikrodalga ve radyo dalgası formuyla ışığa çeviriyordu. 1964’te Horn Antenna isimli radyo teleskobuyla samanyolundaki gaz bulutlarında bulunan radyo dalgalarına bakarken, sürekli parazit karıştığını fark ettiler. Ve bu ses her yönden geliyordu. Deneyde bir terslik olduğunu düşündüler. Ama ses kesilmedi. Sesin kaynağını aramaya başladılar. Radyasyonun dünyada olmayan, aslında uzayın derinliklerinden gelen bir şey olduğunu ve her yerden geldiğini anladılar. Bu zamanın başlangıcının ekosuydu. Büyük patlama öyle güçlü ve öyle sıcaktı ki bu ısının kalıntılarına hala rastlanıyordu. Sürekli dünyaya ulaşan bu zayıf radyasyona bugün, Kozmik Mikrodalga Arka Plan Işıması deniyor. Televizyonda kanallar arasında gezinirken görünen anlamsız boş ekran aslında bir nevi büyük patlamadan arta kalan görüntüler.

Kozmik mikrodalga arka plan ışımasının haritası. Bu ışımayı birçok radyo astronom ve fizikçi Büyük Patlama’nın en büyük kanıtı sayarlar.

Maddenin ortaya çıkışı

Peki kainatın ilk hali saf enerjiden ibaretken nasıl maddeye dönüştü? Etrafımızdaki her şeyin maddeden oluştuğunu biliyoruz. Maddenin de atomlardan… Soluduğumuz hava, evlerimiz, arabalarımız, yiyeceklerimiz… Maddenin ortaya çıkışı 1905 yılına kadar bir sırdı. Sonra Albert Einstein şu meşhur denklemi buldu. E=mc2. Einstein’ın denklemi bize enerjinin yani e’nin, ve kütlenin yani m’nin aynı şeyin farklı formları olduğunu gösterdi. Kütle ve enerji birbirleriyle değiştirilebilirlerdi. Bazı bilim insanları bu denklemi sonradan tarihin en ölümcül silahını yaratmak için kullandı. Atom bombası! Bu da ilk anda ne olduğuna dair bir fikir verdi. Nükleer bir patlamada, maddenin parçacıkları, devasa bir enerji yaratmak için birbirlerinden ayrılır. Büyük patlamadan sonra ise tam tersi gerçekleşmiş, devasa enerjinin bir kısmı maddeye dönüşmüştü.

Einstein’ın denklemi bir sonucu ortaya çıkardı. Bebek kainat büyüyüp soğudukça büyük patlamanın saf enerjisi de maddenin bizi oluşturan parçalarına ayrıştı. Çevremizdeki her şey büyük patlamayla ortaya çıkan enerjinin oluşturduğu maddelerden meydana geliyor. Her molekül, her atom, her kuark.

Evrenin tarihi

Maddenin ortaya çıkışından sonra, milyarlarca yıl içerisinde devasa gaz ve toz bulutları bir araya gelerek galaksileri, galaksiler yıldız sistemlerini, yıldız sistemleri de gezegenleri meydana getirdi. Nihayet bu sonsuz sayıdaki gezegenlerin bazılarının üzerinde canlılık ortaya çıktı (en azından birinde ortaya çıktığını kesin olarak biliyoruz) ve bugün bu organizmaların en gelişmiş türü olan bizler evrenin bütün bu ihtişamını ve sırlarını anlamaya ve ortaya koymaya başladık.

Boyutlar

Evrenin sırlarını ortaya çıkarmaya başladık fakat henüz yolun başında sayılırız. Ne de olsa içerisinde bulunduğumuz bu üç boyutlu dünyanın dışına çıkamıyoruz. Diğer boyutlara geçebilsek kim bilir daha neler keşfederiz?

Sicim kuramına göre evrendeki tüm parçacık türlerini birleştirmenin yolu, 11 boyutlu bir uzayın var olduğunu kabul etmekten geçiyor. Bizim algıladığımız 3 boyutlu uzay ve tek boyutlu zaman dışında gözle görülmeyen 7 tane boyut daha var. Bu boyutlar kendi üzerlerine bir elips veya simit gibi dönmüş olduklarından karmaşık bir uzay-zaman yapısı oluşturuyorlar.

Büyük Patlama anında aşırı sıcak olan evren tek bir uzay boyutundan oluşuyordu. Evrende uzay dediğimiz şey, genişliği olmayan bir çizgiden ibaretti ve uzay-zamanı tanımlamak için 2 boyutlu Öklit Geometrisi, yani düz geometri yeterliydi. Evren soğudukça genişledi ve uzayda yaprak gibi açılarak iki boyutlu bir düzlem oluşturdu.

Bugün evrende uzunluk, genişlik, yükseklik ve zamanla birlikte 4 boyut görebiliyoruz. Diğer 7 boyut ise gözlerden gizlenmiş durumda. Ancak, yeni hesaplamalar evren yaşlandıkça görebildiğimiz boyutların sayısının artacağını gösteriyor. Yaşlanan evren yufka hamuru gibi açılacak ve önce 5. boyut, daha sonra da diğer saklı boyutlar gözle görülür olacak.

4. Boyut

Peki  nedir bu 4. Boyut 5. Boyut dediğimizde beynimiz bunu hayal etmekte bile başarısız kalıyor maalesef. Zaman boyutunu bir kenara bırakırsak içinde bulunduğumuz 3 boyutlu dünyanın 4. Boyuta geçmesi neyi ifade edebilir?

Tesseract ismi verilen hiperküp

1 boyuta örnek olarak bir doğruyu gösterebiliriz. Bu boyutta sadece ileri ve geri gidebilirsiniz. 2 boyuta örnek ise bir kare olabilir. 3 boyuta geçtiğimizde ise işin içine derinlikte girer ve artık ileri geri, sağa sola, yukarı aşağı hareket etmeniz mümkündür. Peki dördüncü boyutta nasıl bir yön devreye giriyor işte bunu bilmiyoruz ancak temsili olarak tesseract isimli bu hiperküp 4. Boyutu bir nebze olsun hayal edebilmemize olanak veriyor. Ama elbette gerçekten 4. Boyutu anlamamız hiçbir zaman mümkün olmayacak. Çünkü bizim algılarımız, duyu organlarımız buna izin vermiyor ve içinde yaşadığımız evren 3 boyutlu bir evren.

Eğer 2 boyutlu bir dünyada yaşasaydık ne olurdu peki? O zaman  da 3. Boyutu hayal dahi edemezdik. Bunun nasıl olabileceğine Dr. Kuantum bir açıklık getirmiş. İşte Dr. Kuantumla 2 boyutlu dünya:

Kaynaklar:

Zamanın Kısa Tarihi – STEPHEN HAWKING

https://phys.org/news/2015-12-big-theory.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_Patlama

https://tr.wikipedia.org/wiki/Planck_zaman%C4%B1

https://tr.wikipedia.org/wiki/Temel_kuvvet

https://www.dw.com/tr/nasa-evrende-2-trilyon-galaksi-var/a-36043316

https://tr.wikipedia.org/wiki/Evrenin_geni%C5%9Flemesi

https://en.wikipedia.org/wiki/Holmdel_Horn_Antenna

https://en.wikipedia.org/wiki/Cosmic_microwave_background

https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BCtle-enerji_e%C5%9Fde%C4%9Ferli%C4%9Fi

https://en.wikipedia.org/wiki/Four-dimensional_space

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin